| İcra İhale Bilgi Servisi - www.icraara.com | |||||||||||||||||||||
| ---------------------------------------------------------------------------------------------------- | |||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||
| ---------------------------------------------------------------------------------------------------- | |||||||||||||||||||||
| Aylık sadece 1 adet otomobil alım-satımı yaparak asgari 2.000 - 4.000 TL arası bir ek gelir elde etmeniz mümkündür. İcra ihale ilanlarını takip edip, kendisine ek değil asıl iş kurmuş abonelirimiz mevcuttur. İcra ihalelerini takip ederek piyasa fiyatının altında icradan alım yapıp, piyasa şartlarında makul bir fiyata satarak ek kazanç elde edebilirsiniz. Türkiye genelindeki 210'a yakın ulusal ve yerel basında yayınlanan tüm icra ve kamu ihale ilanlarını kategorik ve abonelerimizin aradığı bilgilere kolayca ulaşabileceği şekilde tasnifleyerek bu bilgileri abonelerimize servis yapmaktayız. | |||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||
Hemen üye olmak için tıklayınız... Mail bültenimizi bir daha almak istemiyorsanız lütfen burayı tıklayın Promist Bilgi İletişim Teknolojileri Ticaret A.Ş. Ferah Mah. Alemdağ Yanyolu Cad. Kasran Plaza No:24 K:1 D:3 Çamlıca Üsküdar-İstanbul Tel:+90 (216) 344 37 17(pbx) Faks :+90 (216) 329 75 18 E-mail: info@icraara.com |
20 Eylül 2010 Pazartesi
Ek geliriniz için alternatif fırsat... İcralık Mallar
1 Nisan 2010 Perşembe
Change Ubuntu 9.10 Resolution ; Ubuntu 9.10 Ekran Çözünürlüğü 1024X768 Yapmak
Change Ubuntu 9.10 Resolution
Here I am trying to get 1240×1024 resolution, if you are trying to achive any other change it with 1240×1024
e.g here VGA1 is used, it is easy to use current output name.
- xrandr
- Screen 0: minimum 320 x 200, current 1024 x 768, maximum 8192 x 8192
- VGA1 connected 1024x768+0+0 (normal left inverted right x axis y axis) 310mm x 230mm
- 1024x768 85.0*+ 75.1
- 800x600 75.0
- 640x480 75.0 60.0
- 720x400 70.1
xrandr Screen 0: minimum 320 x 200, current 1024 x 768, maximum 8192 x 8192 VGA1 connected 1024x768+0+0 (normal left inverted right x axis y axis) 310mm x 230mm 1024x768 85.0*+ 75.1 800x600 75.0 640x480 75.0 60.0 720x400 70.1
Run following command to find modeline details for resolution 1240×1024. Modeline is required for xrandr.
- cvt 1240 1024
- # 1240x1024 59.93 Hz (CVT) hsync: 63.71 kHz; pclk: 105.50 MHz
- Modeline "1240x1024_60.00" 105.50 1240 1320 1448 1656 1024 1027 1037 1063 -hsync +vsync
cvt 1240 1024 # 1240x1024 59.93 Hz (CVT) hsync: 63.71 kHz; pclk: 105.50 MHz Modeline "1240x1024_60.00" 105.50 1240 1320 1448 1656 1024 1027 1037 1063 -hsync +vsync
Use modeline config with xrandr to add resolution mode.
- xrandr --newmode "1240x1024_60.00" 105.50 1240 1320 1448 1656 1024 1027 1037 1063 -hsync +vsync
xrandr --newmode "1240x1024_60.00" 105.50 1240 1320 1448 1656 1024 1027 1037 1063 -hsync +vsync
e.g output of command xrandr with new resolution
- xrandr
- Screen 0: minimum 320 x 200, current 1024 x 768, maximum 8192 x 8192
- VGA1 connected 1024x768+0+0 (normal left inverted right x axis y axis) 310mm x 230mm
- 1024x768 85.0*+ 75.1
- 800x600 75.0
- 640x480 75.0 60.0
- 720x400 70.1
- 1240x1024_60.00 (0x102) 105.5MHz
- h: width 1240 start 1320 end 1448 total 1656 skew 0 clock 63.7KHz
- v: height 1024 start 1027 end 1037 total 1063 clock 59
xrandr Screen 0: minimum 320 x 200, current 1024 x 768, maximum 8192 x 8192 VGA1 connected 1024x768+0+0 (normal left inverted right x axis y axis) 310mm x 230mm 1024x768 85.0*+ 75.1 800x600 75.0 640x480 75.0 60.0 720x400 70.1 1240x1024_60.00 (0x102) 105.5MHz h: width 1240 start 1320 end 1448 total 1656 skew 0 clock 63.7KHz v: height 1024 start 1027 end 1037 total 1063 clock 59
Use following command to add new mode
- xrandr --addmode VGA1 1240x1024_60.00
xrandr --addmode VGA1 1240x1024_60.00
Use following to change output imidiately Or use System–> Preferenses –> Display
- xrandr --output VGA1 --mode 1240x1024_60.00
xrandr --output VGA1 --mode 1240x1024_60.00
Since above command is not permanent sollution to add new resolution, you need to edit /etc/gdm/PreSession/Default
Enter followings at the end of file /etc/gdm/PreSession/Default
- xrandr --newmode "1240x1024_60.00" 105.50 1240 1320 1448 1656 1024 1027 1037 1063 -hsync +vsync
- xrandr --addmode VGA1 1240x1024_60.00
xrandr --newmode "1240x1024_60.00" 105.50 1240 1320 1448 1656 1024 1027 1037 1063 -hsync +vsync xrandr --addmode VGA1 1240x1024_60.00
After reboot this will enable one more resolution mode in System–> Preferenses –> Display
all you need to do is to select desired mode once.
if you wish to remove any mode
- xrandr --rmmode 1240x1024_60.00
--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
4 Mart 2010 Perşembe
Nerede yasam varsa, orada umut vardir diyerek cikdik bu uzun yola
Nerede yasam varsa, orada umut vardir diyerek cikdik bu uzun yola;
Spaß teaM olarak 2 yili askin bir suredir dogrunun guzelin yaninda olduk.... Bazen uzulduk bazen uzduk ; bazen agladik bazende gulduk ; ama ne olursa olsun Vatan Ozlemimizden taviz vermedik
tek TURKIYE tek VATAN ozlemimiz ilkgunkinden daha buyuk bir ozlemle buyuyor , bunuda en guzel sayin ALPARSLAN TuRKES in
(Buyuk davalar, buyuk mucadeleler ister) sozunu unutmadik .
Bu yolda Spaß teaM olarak GuLtANeeM BoaRD ailesi ile yollarimizi birlestirdik Spaß teaM olarak Turkiyeli dostlarimizi yeni sitemize bekleriz
simdiden uye olunuz sitemiz c.tesi gunu 18.00 de LİG TV -
Trabzonspor-G.Birligi karsilasmasiyla acilacaktir
http://www.gultaneem.com/register.php
saygilarimizla Spaß teaM adina
mete y.
--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
3 Mart 2010 Çarşamba
Ölünce ölmüş mü olacağız?
ÖLÜNCE ÖLMÜŞ MÜ OLACAĞIZ?
Can Dündar
İki embriyo, bir ana rahminde...
Her şeyden habersiz bekleşiyorlarmış, sudan bir beşiğin içinde...
Sarılıp birbirlerine, karanlıkta uyumuşlar öylece...
Haftalar geçmiş, ikizler gelişmiş.
Elleri, ayakları belirginleşmiş.
Gözleri çıktıkça meydana,
İkisi de çevrede olup biteni fark etmiş...
Ne rahat, ne güvenli bir dünyaymış bu...
Sıcak, ıslak, sevgi dolu...
'Öyle güzel bir dünyada yaşıyoruz ki' demişler, '...bize ne mutlu...'
Gel zaman git zaman, çevreyi keşfe girişmişler.
Bu karanlık dünyayı ve hayatın kaynağını deşmişler.
Onları besleyip büyüten kordonu fark edince
O kordonla kendilerini besleyen Anne'lerine teşekkür etmişler.
Sonra başlamış bir varoluş tartışması:
'Buraya nereden geldik, biz nasıl olduk' diye sormuş ikizler...
'Annemiz' demiş biri, 'O bize can verdi.'
Ne biliyorsun' diye itiraz etmiş öteki, 'Sen hiç Anneni görmedin ki...':
Belki de o sadece zihnimizdedir. Anne inancı bizi rahatlattığı için uydurduğumuz bir şeydir.'
Süredursun ana rahmindeki tartışma, ikizler büyüyüp gelişmişler.
Rahme sığmaz olup tekmeleşmişler.
Artık parmakları ve kulakları varmış kerataların...
Büyüdükçe anlamışlar ki, yolun sonu yakın...
Gün gelecek, bu güzelim hayat bitecek;
Karanlık bir yolculuk, onları bir başka diyara çekecek.
'- Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz' diye fısıldamış ikizlerden biri efkarla...
'- Ben gitmek istemiyorum' diye diretmiş öteki; 'doyamadım ki daha hayata...'
'- Ama mukadderat alnına yazılandır; dua et, belki doğumdan sonra hayat vardır.'
Sormuş karamsar olan:
'- Bir gün bize hayat veren kordon kesilecek. Ondan sonra başımıza neler gelecek?'
Şiirle cevaplamış iyim ser olan:
'Birçok giden/ memnun ki yerinden/ çok seneler geçti/ dönen yok seferinden...'
Ve günlerden bir gün, yer sarsılmış, duvarlar kasılmış.
Dayanılmaz sancılarla ikizler beklenen günün geldiğini anlamış.
Buruşuk kollarıyla birbirlerine son kez sarılıp vedalaşmışlar.
Ve 'ömrümüz bitti' diye çığlık çığlığa ağlaşmışlar.
Azrail sandıkları bir el kesmiş onları hayata bağlayan kordonu,
Ağlaya ağlaya karanlık bir koridordan öbür hayata çıkmışlar.
Hayatı sadece dünyadan ibaret sananlar gibi, yaşamlarının sadece ana rahminde olduğunu ve doğunca öleceklerini sanıyorlar..
Kimbilir belki de biz de
yanılıyoruz onlar gibi..
Ölünce ölmüş değil,
belki de doğmuş olacağız..
Nereden bilebiliriz ki!
--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
28 Şubat 2010 Pazar
İşte AKePe'nin canını çok sıkan haberler
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
SİZ KÜRT AÇILIMI!!! YAPMAYA KALKARSANIZ...
TÜRKLER'DE MECBUREN (GERÇEK BELGELERE DAYALI)
TÜRK AÇILIMLARINA BAŞLARLAR! (HAKLI OLARAK...)
Biz Bu Ülkeyi Kürtçüler'le Birlikte Kurtarmadık.
Etnik Bölücü Kürtçü çevrelerin Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek amacıyla kullandıkları silahlardan birisi de “ortak kurucu millet” statüsü kazanmaktır. Bu ekibe katılan “ikinci cumhuriyetçi” ve ılıman İslâmcı-liberal aydınlar anayasa değişikliği çığırtkanlığı yaparak Türk Devleti’nin kuruluş esaslarını belirleyen ilk üç maddesinin değiştirilmesi yoluyla Bölücü Kürtçü ekibin ekmeklerine yağ sürme sevdası içerisindedirler.
Bu mealde DTP temsilcileri her fırsatta;
“Bu devlet için beraber şehitler verdik;
Bu ülkeyi beraber kurtardık.
Bu devleti beraber kurduk” demektedirler.
Ne Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, ne de devletin kurucu felsefesi olan Türk Milliyetçiliği bu vatan için çarpışanları, şehit olanları etnik kimliklerine göre ayırmamıştır. Biz Çanakkale’de şehit olan Rum ve Ermeni askerlerimizi bile kardeşimiz bildik, bu vatanın bağrına evlâdımız olarak verdik. Lozan’da bu ülkede yaşayan bütün Müslümanları alt etnik kimlikleriyle tanımlamayarak Türk dedik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı dedik.
Bizim ısrarla bu devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk olarak görme gayretlerimize rağmen aynı söylemlere devam etmek istiyorsanız, alın size rakamlar. Çanakkale Savaşı Kurtuluş Savaşı’nın kıvılcımı, Kurtuluş Savaşı ise Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran savaş olmuştur.
DTP’nin son 2009 Mahallî Seçimlerde İl Genel Meclisi Üyeliği bazında birinci olarak çıktığı on ilin Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları’nda verdikleri şehit sayıları;
İLLER ÇANAKKALE SAVAŞI KURTULUŞ SAVAŞI
Diyarbakır 49 497
Muş 7 105
Ağrı 0 35
Iğdır 0 11
Van 36 343
Hakkâri 0 21
Şırnak 0 8
Siirt 40 153
Batman 0 8
Mardin 7 182
Toplam 139 1363
Bir de rast gele seçtiğimiz on Anadolu şehrinin aynı savaşlarda verdiği şehit sayılarını inceleyelim:
İLLER ÇANAKKALE SAVAŞI KURTULUŞ SAVAŞI
Kastamonu 2.425 5.160
Konya 2.488 4.787
Ankara 1.772 4.219 Çorum 1019 2119
Balıkesir 2.779 4.043
Afyonkarahisar 95 3.273
İstanbul 1.648 3.177
Bolu 1.405 3.206
Kütahya 1.487 2.488
Sinop 1.488 2.438
Antalya 183 2.132
Toplam 15.770 34.923
Görüldüğü gibi yukarıda şehit sayılarını verdiğimiz her il tek başına DTP’nin son 2009 Mahallî Seçimlerde İl Genel Meclisi Üyeliği bazında birinci olarak çıktığı on ilin toplamının verdiği şehit sayısından fazla şehit vermiştir.
DTP’lilere sormak istiyorum.
Aşağıda listesini sunduğumuz otuz sekiz isyanı kimler çıkartmıştı ve bu isyanları başlatırken amaçları bu ülkeyi birlikte kurtarmak, bu devleti birlikte kurmak mıydı?
Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı (1806- Musul)
Babanzade Ahmet Paşa isyanı (1812 – Musul)
Zaza isyanı (1820)
Yezidi isyanı (1830- Hakkâri)
Şerefhan isyanı (1831- Bitlis)
Bedirhan isyanı (1835- Botan)
Garzan isyanı (1839- Diyarbakır)
Ubeydullah İsyanı (1881- Hakkâri)
Bedirhan Osman ve Hüseyin Paşa isyanı (1872-Mardin-Cizre)
Bedirhan Emin Ali isyanı (1889- Erzincan)
Bedirhaniler ve Halil Rema isyanı (1912-Mardin)
Şeyh Selim Şehabettin ve Ali isyanı (1912- Bitlis)
Koşgari isyanı (1920- Koşgiri)
Nasturi isyanı (1924- Hakkâri)
Jilyan isyanı (1926- Siirt)
Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)
Seit Taha, Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli)
Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır)
Eruhlu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani)
Güyan isyanı (1926-Siirt)
Haco isyanı (1926- Nusaybin)
I. Ağrı isyanı (1926)
Koçuşağı isyanı (1926- Silvan)
Hakkâri-Beytüşşebap isyanı (1926)
Mutki isyanı (1927- Bitlis)
II. Ağrı isyanı (1927)
Biçar harekâtı (1927- Silvan)
Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh)
Zeylan isyanı (1930- Van)
Tutaklı Ali Can isyanı (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs)
Oramar isyanı (1930- Van)
III. Ağrı harekâtı (1930)
Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis)
Abdurrahman isyanı (1935-Siirt)
Abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt)
Sason isyanı (1935-Siirt)
Dersim isyanı (1937-Tunceli)
PKK terörü (1984- Devam ediyor)
Güneş balçıkla sıvanmaz, beyler…
Biz ayırımcı değiliz.
Ancak siz ayırımcılık yapmak istiyorsanız bizim de bu gerçekleri bu ülkenin insanlarına bildirme hakkımız vardır...
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
MSG NEDİR ?
MSG NEDİR?...
MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.
MONO SODYUM GLUTAMAT
Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
Olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.
Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda
üreticilerinin bir çoğu MSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.
MSG ZARARLI MI ?
Buna okuduktan sonra siz karar verin.
Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir
sistemi tahribatı ve
buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SARA
(Epilepsi)
Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi, doyma
mekanizmasında bozukluk,
obezite. Büyüme hormonu baskılanması. Pankreas hasarı, insülinde
artış, ve buna bağlı diyabet.
Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar. Bu madde hamilelerde plasenta
bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara
maruz kalıyor.
Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği
CİPS'lerde çok kullanılmakta. Hazır köfte harçları, Et suyu
tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri
bir çok üründe var.
Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.
Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri
insaf, merhamet
gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha
büyümektir.
Bu mamuller, al benisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.
Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız.
Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize
kazınır adeta.
Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya
tükettiğimizi görürüz.
Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz.
Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır.
Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz.
Olumsuz etkileri de cabası. bu mamulleri üretenler !....
Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik
ve doğaldır.
Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,
burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı?
Ben henüz rastlamadım.
Gelelim genel sağlık boyutuna;
Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkum edilenler,
çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar,
asabi çocuklar,
9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli
doğanlar ve bu sayının
ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri.
Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar. Hastalıkları
üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler.
Bu da madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan,
sakıncalı hazır gıdalara varana
kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi. Durumun
ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?
Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.
Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında
yetersiz kaldığından,
yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler.
Emperyalist devletler, egemen olmak istedikleri toplumun eğitimli
olmasını istemezler.
Onlar için önemli olan kendi halkları ve elde edeceği yeni sömürü
kaynaklarıdır.
Her yıl eskiyen, yaşam kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık
tehlikesi yaklaşan bir dünyada,
Küresel güç olan emperyalist devletlerin acımasızlığının arttığı bir dünyada,
Dengelerin ve haritaların değiştirilmek istendiği bir dünyada
yaşadığımızı asla unutmamalıyız.
Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.
Gelin bu güzelim yurdumuza hep beraber sahip çıkalım.
YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN !..
LÜTFEN MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇOK KİŞİYE GÖNDERİNİZ..
Zaferin dip Notu: 10 kişiye gönderirsen belki 100 kişi 100 kişiye
gönderirsen belki 1000 kiş bilinçlenir. Ama göndermezsen sana kimse kabahat bulmaz.
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
dohktur buneeeee
Karıncaya sormuşlar; '' nereye gidiyorsun?'', '' dostuma'', demiş. ''Bu bacaklarla zor'' demişler. Karınca; '' olsun, varamasam da yolunda ölürüm'' demiş.. Yolunda ölünecek dostlara...
Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru:
1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.
2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur.
3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebi, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir.
4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile.
5. Her gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor.
6. Birisi için dünyalara bedelsin.
7. Çok özel ve teksin düşüncesinde ki arkadaşlarını unutma
8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.
9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar.
10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak. SANMA Kİ DERT SADECE SENDE VAR..
11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut.
Eğer sevgi dolu bir arkadaşsan bunu herkese gönder, sana gönderen de dahil.Eğer geri alırsan demek ki gerçekten seviliyorsun. .Ve hep hatırla....İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin.'Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı,öldükten sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.'
HER ZAMAN YANIMDA OLMASINI İSTEDİĞİM İNSANLARA...
--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
27 Şubat 2010 Cumartesi
ABD'DEN ŞOK RAPOR
Monday, 22 June 2009 07:25
ABD eski Başkanı Reagan’ın danışmanı Fein: “Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlı’yı katlettiği ortaya çıktı. Ermeniler, kendi arşivlerini açmıyor, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor…” dedi.
ABD Başkanı Ronald Reagan’ın hukuk danışmanlığını yapan Bruce Fein, sözde Ermeni soykırımı iddialarını değerlendirdi. Ermenilerin bu iddialarının son derece asılsız olduğunu belirten Fein, Reagan’ın başkan olduğu 1981′de bu konunun Beyaz Saray tarafından araştırıldığını ve iddiaların asılsız olduğunun belgelendiğini söyledi. İşte sözde Ermeni soykırımı konusunda Fein’in açıklamaları:
“Osmanlı İmparatorluğu’nun azınlıklara karşı “müthiş” sayılabilecek bir özen gösterdiği gerçeğini unutmamak gerekir. Azınlıklar, kendi dini özgürlüklerini ve hayatlarını son derece rahat bir şekilde sürdürdü.
Ermeni terör çeteleri I. Dünya Savaşı sırasında Fransa ve Rusya ile birlikte Osmanlıları öldürdü. Bu rakamın 2 milyon civarında olduğu bir gerçek. Ermeni kayıplarının ise 500 bin civarında olduğu araştırmalarla kanıtlandı. Burada asıl önemli konu, Ermenilerin ihanetidir. Osmanlı da kendisini savundu. Özellikle ABD’de yaşayan Ermeniler, soykırım yalanı ile büyük getiri sağlıyor. ABD yönetimi de büyük paralar döndüğü için Ermenileri karşısına almak istemiyor. Ermeniler ısrarla kendi arşivlerini açmıyor. Çünkü yıllardır soykırım yalanı ile dönen getirimi kaybetmek istemiyorlar. Arşivler açıldığı anda gerçek ortaya çıkacak.”
UYAN VATANDAŞIM ! BAK, HİÇ BİŞİ YAPAMIYORSAN BUNU DAĞIT VE ANLAT YAZILANLARI DA HARFİYEN UYGULA ----
BAK VATANINA SÖZ EDEN KALIR MI?
AXA SIGORTA GRUBU ERMENILERE SOYKIRIM TAZMINATI ODEMEYI VADEDIYOR, AXA OYAK
SIGORTALILARIN BILGISINE.
Geçtiğimiz günlerde dünyanın dört bir yanında 'sözde ermeni soykırımı' ile ilgili onlarca panel-konferans düzenlenmiş. *Bunların ana sponsorları kim
biliyor musunuz? HSBC ve British Airways.... * Bizim ülkemizde bizden elde ettikleri para ile bize karsı sözde ermeni soykırımını destekleyen bu kuruluşlarla olan ilişkilerinizi gözden geçirmeye davet ediyorum. Saygılar.< /FONT>
*VARSA HSBC HESAPLARINIZI KAPATIN VE ADVANTAGE KARTLARINIZI IPTAL EDIN…
** * *YA DA EN AZINDAN BU MAILI FORWARDLAYARAK TEPKINIZI GOSTEREBILIRSINIZ.
* EGE UNIVERSITESI HASTANEDEKI BUTUN DOKTORLARIN HSBC KREDI KARTLARINI VE HESAPLARINI KAPATTIRDIKLARINI GORUNCE BANKANIN GENEL MUDURLUGU OLAYA EL
KOYDU. AMA KIMSE VAZGECMEYINCE ADAMLAR TUTUSTU. BIR SURU FAKSLAR FALAN OZUR YAZILARI. AMA BU SADECE BU HASTANE ILE SINIRLI KALMAMALI. ULKEMIZDE BIR SURU YATIRIM YAPIYORLAR, BIZIMLE IYI GECINMEK İSTIYORLARSA BIR TERCIH YAPSINLAR. ERMENILER MI, TURKIYE MI? BENCE, HIC DUSUNMEYIN KARTLARINIZI
IPTAL ETTIRIN. AMA EN ONEMLISI BU OLAY SEBEBIYLE OLDUGUNU BELIRTIN,
LUTFEN... !!!
AYRICA FORTIS BANK'IN DA PKK'YA MAYIN SAGLAYAN KURULUSLA KARDES SIRKET OLDUGUNU DA UNUTMAYALIM. ...
ve aynı zamanda;
BU MAİLİ GÖNDEREN ARKADAŞIM BUNU UMURSAMAYIP DA YAYMAYAN
OLURSA KENDİSİNİ LİSTESİNDEN SİLSİN VE ENGELLESİN"
DİYOR. BU BİR BİLGİLENDİRME MESAJIDIR. YOK 15 KİŞİYE YOLLA
MANİTAN SANA AŞIK OLSUN GİBİLERİNDEN ABUK SUBUK MANASIZ BIR MESAJ
DEĞİLDİR. DUYARSIZ KALMAYIN. BU VATAN BİZİM UNUTMAYIN.....
Doc. Dr. ILKAY ORHAN
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü
Farmakognozi Anabilim Dalı 06330
ŞÜKRETMEMİZ LAZIMMMMMMMMMMMMM
Mutsuz olduğunuzu düşünüyorsanız onlara bakın.
Gelirinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız o ne yapsın?
Fazla arkadaşınızın olmadığını düşünüyorsanız.
Vazgeçmeyi düşündüğünüz an, bu insanı düşünün.
Yaşamda acı çektiğinizi düşünüyorsanız, bunun kadar acıya katlanıyormusunuz?
Ulaşım sisteminden şikayetci iseniz, bunlar ne yapsın?
Bulunduğunuz toplum size adil davranmıyorsa, bu yaşlı kadın ne yapsın?
Ne şekilde olursa olsun yaşamdan zevk alın. Olaylar bazıları için kötüdür ama bizim için çok daha iyi. Yaşamınızda dikkatinizi çeken pek çok şey vardır fakat sadece birkaçı yüreğinize dokunur, bunları izleyin... Çalışmaktan sıkılıyormusunuz? onlar değil.
Sebzeden hoşlanmıyor musunuz? Onlar açlıktan ölmek üzereler.
Ebeveyniniz size özen göstermekten yoruluyor mu? onlar aldırmıyorlar.
Aynı oyunlardan sıkılıyormusunuz? onların başka seçenekleri yok.
Birisi Nıke yerine size Adidas hediye edebilir. Onlar hep tek marka giyiyorlar.
Yatakta uyumak için minnettar oluyor mu? Onlar bir daha uyanamayacaklar.
Etrafınızdaki herşeyi gözleyin ve bu geçici yaşamda sahip olduğunuz herşey için
müteşekkir olun... İhtiyaç duyduğumuzdan çok daha fazlasına sahip olduğumuzdan dolayı bahtiyar sayılırız... Az şikayet edelim, çok iş yapalım...
---
Sevgiyle kalın ve sevdiklerinizle yaşayın.
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
Bugünlerde internette çok tehlikeli bir virüs dolaşıyor. Pkk'nın
Türkiye ve Avrupa ülkelerinde eğitim almaları için maddi destekte
bulunan bir grup kürt hackerın geliştirdiği bir virüs tüm
bilgisayarları tehdit ediyor!
Tanıdığınız veya tanımadığınız birinden size
'Terörü Lanetliyoruz.Herkesi Birlik Olmaya Çağırıyoruz'
konulu bir mail gelirse sakin açmayin.
Yine aynı şekilde msn listenize
laneththeteror@hotmail.com
eklenmek isterse sakın kabul etmeyin.
Çünkü içinde bulunan .pps(Powerpoint) sunusu
olan mailde dosya açıldığı zaman tamamen zararsız ve milliyetçi gibi
görünen bir Powerpoint sunusu eşliğinde sözde terör karşıtı resimler
ve yazılar çıkıyor.
En sonun da ise bunun pkk tarafından yapıldığını
ve tamamen aldatmaca olduğunu içeren Türkiye karşıtı kürdistan yanlısı
bir resimle(bölünmüş Türkiye ve kürdistan haritası) bütün sisteminizin
çöktüğünü, bilgisayarınızdan bütün verilerin silindiğini söylüyor.
Ve artık çok geç kaldınız bütün verileriniz siliniyor. Silinmeden önce de
açıldığı ilk anda msn listenizdeki tüm arkadaşlarınıza maili yolluyor.
Bu da yine aynı kişilerin kullandığı mail adresi ve
eklediğiniz anda bütün adres defteriniz kürt hackerların eline
geçiyor.
Siz kabul etmeseniz de virüslü bir dosyayı bilgisayarınıza
yolluyor.
önemli okursanız sevinirm...
|
ilginc
Ilginc,
insan egerki 10 milyonu sadaka verecek olsa bu miktari cok bulur ama 10 milyon ile magazadan birsey almaya gitse alacak birsey bulamaz...
Ilginc,
insan 10 dk zikir edecek olsa bu zamani cok bulur ama bir film veya mac olsa bir bucuk saatlik zaman onun icin hemen geciverir...![]()
Ilginc,
bir futbol macinin uzamasi insanin hosuna gider ama Cuma namazinda hutbenin birkac dk uzamasi hic de hosuna gitmez...Ilginc,
nsan duydugu dedikoduya hemen inanir ve kabullenir ama kesin dogru oldugunu bildigi birseyi inat ederek hemen kabullenmez...![]()
Ilginc,
insan camide bir saat ibadet ederek vakit gecirecek olsa onun icin zaman gecmek bilmez ama televizyona bakarken zaman onun icin cabucak gecer...![]()
Ilginc,
insan namaz kilarken,ibadet esnasinda dunyevi konulari dusunmeyi sever ama normalde Islamiyet'i dusunmekten kacinir...![]()
Ilginc,
insana bir sureyi veya surenin anlamini okumak zor gelir ama bir romani okumak onun icin kolaydir...![]()
Ilginc,
insan konserde ilk siralarda olmak icin caba sarfeder ama camide ilk siralarda olmak icin caba sarfetmez.
![]()
Ilginc,
Aksine namazin sonunda hemen cikip gideyim diye son siralarda olmak ister![]()
Ilginc,
bir ayet ya da hadis ezberlemek insanin zoruna gider ama muzik listesi top 10'da olan sarkilarin hepsini ezbere bilir...![]()
Ilginc,
insan ajandasinda bir dini toplanti icin zaman bulamaz ama dunyalik isler icin cok zaman bulur![]()
Ilginc,
insan Islami konulari dinlemeyi ve anlatmayi zor bulur ama dedikodulari dinlemeyi ve anlatmayi cok sever![]()
Ilginc,
insan CENNET'e gitmeyi ister ama hicbir sey yapmadan...
![]()
Ilginc,
insan hergun birilerinin olum haberini alir, ama yine de kendisinin de birgun olecegini dusunmez...![]()
Ilginc,
insan hergun birgun curuyecek vucudunu daha formda tutmak icin yediklerine dikkat eder, cildine bakim yaptirir ama asla curumeyen ruhu ve kurtulusu icin hic dikkat etmez...Ilginc,
insan hergun sacma sapan seyleri etrafina gonderir ama bunun gibi dusundurucu postalari paylasmaz...
Rabbimiz bizleri nefsimize uydurmasın ve nefsimizi terbiye edenlerden eylesin .....
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................
Sizin İÇİN ÖNEMLİ
Hepimizin başına gelebilecek acı bir olay APRANAX isimli ilaç ile ilgili... Vatandaşın biri, hafta sonu arkadaşının evine gidiyor. Çok başı ağrıdığından, arkadaşı ona bir Apranax veriyor. Vatandaş yutmadan önce ilacı ağzında çiğniyor, bir kaç dk. Sonra şuurunu kaybediyor. Çevresindekileri tanımamaya başlıyor. Apar topar hastaneye kaldırıyorlar ve orada anlaşılıyor ki; sebep beyin kanaması. Nedeni ise, doktorların açıklamalarına göre; ağrı kesicilerin özellikle Apranax ve türevlerinin çiğnenmesi ya da ağızda bekletilmesi apranax,aprol, aprowell, naprosyn, napradol, kapnax, apraljin, aleve, synax, oprax
(kisaca etken maddesi naproksen sodyum olanlar)
çiğnenince; etken madde beyne çok hızlı nüfuz ediyor ve ölümcül Sonuçlara yol açabiliyormuş. Aman dikkat...
Ayrıca ramazan bayramında majezik adlı ilacı sıcak suda eritip içen bir öğrt o akşam hayatını kaybetti LÜTFEN DİKKATTTTTTT..........
Cok ciddi bir mektup / Basligi ile geldi ve yolluyorum
tekrar hatırlatmakta yarar var
daha geç olmadan
Türk dostu
ve Atatürk hayranı, halen ABD'de yaşayan ve kız kardeşi İran Mollaları
tarafından katledilen bir İran'lı Felsefe Öğretmeninin Türkiye'de ki çağdaş ve
Atatürkçü insanlara yazdığı bu mektubu lütfen dikkatlice ve sonuna kadar
okuyun. Ve sonra da iletebildiğiniz kadar çok kişiye, hatta mümkünse
tanıdığınız tüm AKP'yi destekleyen insanlara da gönderiniz. Gönderiniz ki hiç
olmazsa giden Trenin belki son vagonuna tutunabiliriz. .... Bu yazıyı daha önce
almış ve okumuş olabilirsiniz ama şuna dikkat ediniz lütfen. RTE nereye gitmek
üzere....
Neden emniyet
güçlerine israrla ağır silahlar alınmak isteniyor?
H.Y
Çok geç
olmadan...... ......
Gelecekteki
Türk İslam Devleti Başkanının 'Fetullah Gülen' olacağını ve Başbakan'ın neden
hiçbir ilişkimiz olmayan Tanzanya isimli garip bir ülkeye ziyarete gittiğini
daha iyi anlayın. NE OLUR BUNA DA KOMPLO TEORİSİ DEMEYIN ARTIK CUNKU BELKI DE
SIZ BU MAILI OKUDUGUNUZDA, RTE Türk İslam Cumhuriyeti Başkan Adayı Fetullah
GULEN'E saygılarını sunuyor olacaktır.
Sevgili Türkiye deki dostlarım ve kardeşlerim,
Devrim
sırasında devrim muhafızları tarafından önce tecavüz edilip, daha sonrada ipe
gönderilen çok sevgili kız kardeşim Mehtab'ın anısına...
Bu mektubu sizlere yazmamdaki neden bizim 30 sene kadar önce yaşadığımız o
talihsiz ve karanlık günün Türkiye için de yaklaşıyor olduğunu görmem ve bundan
daha derin olarak kalbimde hissetmem oldu. Türban yasasının mecliste
onaylandığı tarihin İran İslam devriminin olduğu güne denk gelmesi kalbimde
bunun ilahi bir güçten gelen uyarı fişeği olduğu hislerini uyandırdı ve bu
mektubu kaleme almaya karar verdim. Biliyorum hepiniz kalbinizde karanlığın
otoritesini hissettiniz. Karanlık otorite gelmeden hissettirdi yaklaştığını.
İran İslam devriminden 1 hafta kadar önce Türkiye'ye gecen, uzun bir sure
burada yasayan ve daha sonra Kanada'ya iltica eden ve hâlihazırda bu ülkede
felsefe öğretmenliği yapan bir İranlıyım. Atatürk'ün aydınlık Türkiye'sini çok
seviyorum ve yüreğim kan ağlayarak İran'da 'O gün' gelmeden önceki olayların
sanki bir tekrarını sinemada izliyor gibi Türkiye'de görüyorum. Yobaz karanlığında
hunharca katledilen kız kardeşim anısına sizlere yalvarıyorum ki, sakin olmaz
demeyin! Sakin Türk Ordusu olduğu surece olamaz demeyin çünkü aşağıda
anlatacağım gibi o gün geldiğinde tüm orduların eli kolu bağlanabilir. Bizim
ailemiz İran'da laik, sol görüşlü ve aydın bir aile idi. Devrimden 1 ay önce
bize bile söyleseler idi 1 ay sonra durum bu olacak diye biz bile güler
geçerdik, 'deli misin?' diye sorardık belki de. Belki de derdik ki 'Şah'ın bu
güçlü ordusunu nasıl yeneceklerde Şeriat karanlığını getirecekler? '.
Sizlere önce Iran İslam devriminin nasıl geliştiğini kısaca anlatmak istiyorum
çünkü Türkiye'deki gelişmelerle çok büyük benzerlikler mevcut.
İRAN İSLAM DEVRİMİNİ BAŞARIYA GÖTÜREN AYAKLAR:
1-Büyük kesimi fakirleşen halk dincilerin pençesine düştü. Bu halk yiyecek,
giyecek gibi ufak yardımlarla o nların safına çekildi. Beyinleri yıkandı ve
Fakirliklerinin temelinde kirli ve dinsiz rejim olduğu benliklerine yazıldı.
Açlıkla boğuşan halk bu cehaletin pençesine kolaylıkla düştü ve rejime
düşmanlaştı. (COK FAKIRLESEN TURK HALKINADA AYNI SEYLER YAPILIYOR)
2-Hep demokrasi ve özgürlük dendi. Humeyni devrimi yapana kadar hep demokrasi
ve özgürlük vaat etti. Bu şekilde birçok sol görüşlü insanları da kendi
saflarına çekti. Bu insanlar devrim akabinde ipe giden ilk insanlar oldu.
(TURKIYE'DE HEP DEMOKRASI VE OZGURLUK DIYORLAR)
3-Emir komuta zincirinde yapılanmış olan din adamları halkı kontrol altına
aldı. (BASI ABD'DE YASAYAN MALUM TARIKAT'IN YAPILANMA BICIMI OLAN 'ABI'
YAPILANMASI BU EMIR KOMUTA SEKLIDIR VE DEVRIMIN EN ONEMLI
AYAKLARINDAN BIRISI BU EMIR KOMUTA YAPILANMASIDIR. BU EMIR KOMUTA
YAPILANMASI DEVRIMIN HALK ORDUSUDUR VE DEVRIM SIRASINDA BU EMIR KOMUTA COK KISA
ZAMANDA COK BUYUK KITLELERE EGEMEN OLUR.)
4-Kargaşa ve kaos ortamında askeri Kışl alar basildi. Ellerinde Kur'an ile
kışlalar ele geçirildi. (BU AYAGA COK DIKKAT EDELIM CUNKI DEVRIM SIRASINDA TURK
SILAHLI KUVVETLERINI ELE GECIRMENIN EN ANAHTAR AYAGI BUDUR.)
Türk silahlı kuvvetleri bildiğim kadarı ile 600-800,000 kişiden oluşan bir
kuvvettir. Yalnız unutulmaması gereken gerçek bu ordunun ancak %0,1(Binde Bir)
lik bir bolumu rejimin muhafızıdır. Yani Harp okullarında eğitim görmüş
subaylar ancak bu kadardır. Geri kalan %99.99 er rejim muhafızı değildir. Onlar
emirlere göre hareket eden vücut parçalarıdır. Beyin olan ise az sayıdaki
subaylardır. Iran devriminde kargaşa ve kaos ortamında kışlaları basan
yobazların ellerinde Kur'an ile erleri geçerek direnen subay ve komutanları
katlettiler. Burada kilit nokta ellerinde Kur'an ile harekete gecen büyük halk
kitlelerine karşı erlerin silah kullanmakta zorlanacağı gerçeğidir. Zaten
kullansalar bile cahil ve beyni yıkanmış halk öyle bir kudretle kışlalara
saldırmıştır ki sonunda kışlalar teslim alınmıştır. O askerin açtığı ateş
sonucu halktan çok ölen olmuştur ama sonuçta bir noktada erler silah bırakmak
durumunda kalmışlardır. Erin kendi başına alacağı savaş inisiyatifi düşmana
karşıdır. Ama büyük kitleler halinde ve ellerinde kuranlarla üzerine gelen
kendi halkına karşı bu kararlılığı göstermesi mümkün olamaz. Yani er buna bir
noktadan sonra direnmez yâda direnemez. Çünkü o er karşısındakinin karanlık bir
devrim yapacak olan insanlar olduğunu bilecek bilinçte de değildir, kaybedeceği
aydınlığın ne olduğunu da. Bunu bilecek olan sadece subaylardır. Ve kanlarının
son damlasına kadar savaşacak olanlarda bu konuda aydınlanmış Türk
subaylarıdır. Ama yukarda bahsettiğim üzere onlar ordunun sadece ve sadece en
fazla binde birini teşkil ederler. Yani devrimin asil savunucusu Türk ordusunun
tümü değildir, sadece subay kademesidir ve erlerin durduğu ve
etkisizleştirildiği noktada o subay kademesinin yok edilmesi kolay olacaktır.
İran'da ordu bu şekilde etkisiz hale getirilmiştir. 'Er düşman işgali durumunda
durmaz ve etkisizleştirilemez, sonuna kadar da savaşır, ama büyük bir kudretle
gelen kendi halkı karşısında durabilir.'
Şu aşamada aldıkları bu büyük ivme ve arkalarındaki çok büyük güçler ile onları
normal yollardan durdurmak çok zor olacaktır. Ve bunların durdurulmadan hareket
edeceği her gün ivme ve güçlerini artıracak ve isi zorlaştıracaktır. Silahlı
kuvvetler ne kadar erken hareket ederse o kadar iyi olur. Sonra geç olabilir.
Silahlı kuvvetlerin su veya bu neden ile eli kolu bağlı ise ki öyle görünüyor
bu durumda silahlı kuvvetler 'O GUN' geldiğinde kışlalarını nasıl muhafaza
edeceğinin planını çok iyi yapmalıdır. Çünkü kilit bu noktadır. Silahlı
kuvvetler etkisiz hale getirilemedigi müddetçe devrim başarıya ulaşamaz. Bu
nedenle her askeri kışlaya normal erlerin haricinde kışlaları kanının son damlasına
kadar savunacak 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' oluşturulmalı
ve bunların böyle büyük bir halk hareketine karşı erlerden önc e devreye girip,
erler şaşkınlıklarını üzerlerinden atana kadar çatışmaya girmeleri sağlanmalı
ve burada kazanılacak vakit ile gerideki subaylar erlerin dağılmasının
önüne geçmelidir. Yani ordunun esas gücü ve gövdesi olan erlerin
kontrolü kesinlikle kaybedilmemelidir. Iran ordusunun böyle bir
hazırlığı olmadığı için gafil avlandı.
Oluşturulacak olan 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' yobazlar ile
çatışırken, erlerde üzerlerindeki şaşkınlığı atacaklar ve subayların
organizasyonu ile çatışmalara destek vereceklerdir. Oluşturulacak 'OZEL
CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' çok özel eğitilmeli ve de Atatürk'e
ve devrimlerine cani pahasına savunacak şekilde inanmış olmalıdırlar. Aksi
halde basarîsizlik kaçınılmazdır. Çünkü en son Lübnan'da gördüğümüz üzere
davasına inanmış bir kaç yüz Hizbullah Militanı dünyanın en iyi ordularından
birisi olan İsrail ordusunu ağır zayiatlarla yenilgiye uğrattı..
Sevgili dostlar ve kardeşler, elimden geldiğince sizleri bilgilendirmeye
çalıştım çünkü aydınlığı savunmak durumunda olan sizler İran'ın geçtiği bu
karanlık tüneli anlamak durumundasınız. İran'ın bu acı tecrübesi sizlerin
uyanık olması için bir şans olur umarım.
Aşağıdaki birinci linkte İran'ın devrimin hemen öncesi görüntüleri ile hemen
sonrası görüntülerini bulacaksınız. Orada göreceğiniz üzere Iran devrim öncesi
belki su anki Türkiye'den bile daha modern. Yani olmaz, olmaz demeyin. İkinci
linkte ise Devrim lideri Humeyni'ye kadınların şiir okuması. O linki vermemin
nedeni ise o koltukta bir gün bugün ABD'de ikamet eden malum cemaatin başı olan
şahsın oturabileceği ihtimalidir. Acı ama sanki tarih tekerrür ediyor.
http://www.youtube/.
com/watch? v=Gj1rSmQ5kvg <http://www.youtube.
com/watch? v=Gj1rSmQ5kvg>
http://www.youtube/.
com/watch? v=rO2rf8KPacI <http://www.youtube.
com/watch? v=rO2rf8KPacI>
Benim çok sevgili kız kardeşim Mehtab anısına yapabileceğim bu kadar. Elimden
geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalıştım. Ama sizin geride kalan, aydınlık
yarınlar bekleyen kızlarınız, kardeşleriniz, çocuklarınız ve Mehtab'lariniz
için yapabileceğiniz çok şeyler var karanlık 'O Gün' çökmeden önce
Atatürk Turkiye'si ne... Yapabileceğiniz ilk şey bu mektubu bildiğiniz,
tanıdığınız insanlara ulaştırarak daha fazla insani uyandırmak olabilir. O acı
çok büyük acı sevgili kardeşler, anlatmak istemiyorum içinizi karartmamak için
ama sevgili kardeşim Mehtab keşke bu dünyaya gelmemiş olsa idi de 'O gün' o acı
sonu yaşamamış olsa idi o karanlık ve pis yobaz şehvetinin pençesinde. Allah
sizleri ve Atatürk Türkiyesi ni korusun o yobaz karanlığının sevgili kardeşim
Mehtab'a gösterdiği acı sondan. Anlatamıyorum onu yobazların nasıl
katlettiğini, elim varmıyor yazmaya, dilim gitmiyor anlatmaya..... .
Mohsen Yazd
--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................