28 Şubat 2010 Pazar

İşte AKePe'nin canını çok sıkan haberler



İşte AKePe'nin canını çok sıkan haberler
 
     Türkiye'deki icraatlarının unutulmaması ve bakar körlerin gak guk etmemesi için Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKePe'nin Türk siyaset tarihindeki bazı ilklerini hatırlatmakta yarar var.

     *1- İlk defa bir başbakan "tezkere geçmezse memura maaş ödeyemeyiz" dedi.
     *2- İlk defa ekonomi büyürken işsizlik arttı.
     *3- İlk defa cari açık verilirken döviz kuru arttı.
     *4- İlk defa bir başbakan zam isteyen memura "IMF'yi ikna edin" dedi.
     *5- İlk kez ithalat 100 milyar doları aştı.
     *6- İlk kez cari açığın üstünde borçlanma yapıldı.
     *7- İlk kez Yunan kilise bankası Türkiye'de banka satın aldı.
     *8- İlk defa domuz, kesimlik hayvanlar arasına alındı.
     *9- İlk defa düşük faizli dış borç, yüksek faizli iç borç ile ödendi.
    *10- İlk defa bir başbakan ve dışişleri bakanı, islâmiyeti yok etmeye yemin eden bir
            papanın heykeli önünde fotoğraf çektirdi.
    *11- İlk defa bir başbakan "toprak satılıyorsa alıp götürmüyorlar ya" dedi.
    *12- İlk defa bir cami kiliseye çevrildi.
    *13- İlk defa kilise ve havralar imar planında yer aldı.
    *14- İlk defa bir başbakan yahudi düşünce kuruluşundan "üstün cesaret ödülü" aldı.
    *15- İlk defa Türk askerinin başına ABD güçlerince çuval geçirildi. 
    *16- İlk defa bir başbakan "bir dönem dini kullandık" dedi.
    *17- İlk defa petrol kanunu ile yabancılara 50 yıllık imtiyaz verildi.
    *18- İlk defa yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanındı.
    *19- İlk defa iletişim sektörünün tamamı yabancıların eline geçti.
    *20- İlk defa tezkere ret edilmesine rağmen dış işleri bakanlığı genelgesi ile
            silahlar Türkiye üzerinden geçti.
    *21- İlk defa bir başbakan islâm dünyasının sınırlarını değiştirecek BOP'un eş başkanı oldu.
    *22- İlk defa bir başbakan müslüman topraklarını işgal eden ABD askerlerinin evlerine
            sağ salim dönmeleri için dua ettiğini açıkladı.
    *23- İlk kez israilli bir işadamına çok gizli bir şekilde 800 milyon dolar kaynak aktarıldı. 
    *24- İlk defa bir başbakan, yapılan ihalede önce uçak istedi ama sonra mercedes'e razı oldu.
    *25- İlk defa fındık üreticileri en büyük mitingi yaptı.
    *26- İlk defa bir başbakan Türkiye'yi pazarladığını açıkça itiraf etti.
    *27- İlk defa tarımsal üretimde dış ticaret açığı ortaya çıktı.
    *28- İlk defa bir başbakan çiftçilere "gözünü toprak doyursun" dedi.
    *29- İlk defa kapkaç diye bir sektör ortaya çıktı.
    *30- İlk defa zina suç olmaktan çıktı.
    *31- İlk defa bir başbakan en fazla yurt dışı gezisi yaptı.
    *32- İlk defa bir başbakan "borç yiğidin kamçısıdır" diyerek borçlanmayı bir
            başarı olarak gösterdi.
    *33- İlk defa enflasyon % 10 artarken pancar fiyatları 99 kuruştan 88 kuruşa indi.
    *34- İlk defa çiftçi ve emekliden vergi alınması sözü verildi.
    *35- İlk defa bir başbakan danışmanı, amerikalılara başbakan için "bu adamı kullanın,
            onu rogara süpürmeyin" dedi.
    *36- İlk defa GSMH artarken KDV tahsilâtı yerinde saydı.
    *37- İlk defa bir başbakan TMSF katkısıyla bu kadar çok TV ve gazete yönlendirdi.
    *38- İlk defa Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı misafir olarak gelen bir kralın
            ayağına gitti. Hem de 10 Kasım günü.
    *39- İlk defa bir başbakan çiftçiye "Ananı da al git" dedi.
    *40- İlk defa bir başbakan, şehit ziyaretinde "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" dedi.
    *41- İlk defa bir başbakan 300 metrelik gemiye, "gemicik" dedi.
    *42- İlk defa bir başbakan "gazetelerini okumayın, televizyonlarını seyretmeyin" dedi.
    *43- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNEN İNSANLARI DİNSİZLİKLE SUÇLADI.
    *44- İlk defa bir başbakan için cumhuriyet mitingleri yapıldı.
    *45- İlk defa bir halk kendi laikliğinden ve özgürlüğünden korktu.
    *46- İlk defa ATATÜRK'ü anlıyorum.
    *47- İlk defa bu kadar çok ulusal değer, özelleştirme adı altında yabancılara satıldı.

     *- Türk Telekom, arabın.
     *- Telsim ingilizin.
     *- Kuşadası Limanı israillinin.
     *- İzmir Limanı hongkonglunun.
     *- Araç muayene işi almanın.
     *- Başak Sigorta fransızın.
     *- Adabank kuveytlinin.
     *- İETT Garajı dubailinin.
     *- Avea lübnanlının.
     *- Petkim? ermeninin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bir çıkardık altından ermeni çıktı.)
     *- Rakı, amerikalının.
     *- Finansbank yunanlının...
     *- Oyakbank hollandalının.
     *- Denizbank belçikalının.
     *- Türkiye Finans kuveytlinin.
     *- TEB fransızın.
     *- Cbank israillinin.
     *- MNG Bank lübnanlının.
     *- Alternatif Bank yunanlının.
     *- Dışbank hollandalının.
     *- Şekerbank kazakın.
     *- Yapı Kredi Bankası'nın yarısı italyanın.
     *- Turkcell'in yarısı finlinin, rusun.
     *- Beymen'in yarısı amerikalının.
     *- Enerjisa'nın yarısı avusturyalının.
     *- Garanti Bankası'nın yarısı amerikalının.
     *- Eczacıbaşı İlaç, çekin.
     *- İzocam fransızın.
     *- TGRT (Fox) amerikalının.
     *- Demirdöküm almanın.
     *- Döktaş fransızın.
     *- Süper FM kanadalının.
     *- vediğerleri vediğerleri vediğerleri...

    Hepsi TÜRK idi bir zamanlar. Sadece 5.5 yıl önce. (yani AKePe hükümetinden önce)

........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

SİZ KÜRT AÇILIMI!!! YAPMAYA KALKARSANIZ...



SİZ KÜRT AÇILIMI!!! YAPMAYA KALKARSANIZ... 
 
TÜRKLER'DE MECBUREN
(GERÇEK BELGELERE DAYALI)
TÜRK AÇILIMLARINA BAŞLARLAR! (HAKLI OLARAK...)
    
Biz Bu Ülkeyi Kürtçüler'le Birlikte Kurtarmadık.
Etnik Bölücü Kürtçü çevrelerin Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek amacıyla kullandıkları silahlardan birisi de “ortak kurucu millet” statüsü kazanmaktır. Bu ekibe katılan “ikinci cumhuriyetçi” ve ılıman İslâmcı-liberal aydınlar anayasa değişikliği çığırtkanlığı yaparak Türk Devleti’nin kuruluş esaslarını belirleyen ilk üç maddesinin değiştirilmesi yoluyla Bölücü Kürtçü ekibin ekmeklerine yağ sürme sevdası içerisindedirler.

Bu mealde DTP temsilcileri her fırsatta;
“Bu devlet için beraber şehitler verdik;
Bu ülkeyi beraber kurtardık.
Bu devleti beraber kurduk”
demektedirler.
Ne Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, ne de devletin kurucu felsefesi olan Türk Milliyetçiliği bu vatan için çarpışanları, şehit olanları etnik kimliklerine göre ayırmamıştır. Biz Çanakkale’de şehit olan Rum ve Ermeni askerlerimizi bile kardeşimiz bildik, bu vatanın bağrına evlâdımız olarak verdik. Lozan’da bu ülkede yaşayan bütün Müslümanları alt etnik kimlikleriyle tanımlamayarak Türk dedik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı dedik.

Bizim ısrarla bu devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk olarak görme gayretlerimize rağmen aynı söylemlere devam etmek istiyorsanız, alın size rakamlar. Çanakkale Savaşı Kurtuluş Savaşı’nın kıvılcımı, Kurtuluş Savaşı ise Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran savaş olmuştur.

DTP’nin son 2009 Mahallî Seçimlerde İl Genel Meclisi Üyeliği bazında birinci olarak çıktığı on ilin Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları’nda verdikleri şehit sayıları;

İLLER   ÇANAKKALE SAVAŞI        KURTULUŞ SAVAŞI
Diyarbakır      49      497    
Muş     7       105    
Ağrı    0       35     
Iğdır   0       11     
Van     36      343    
Hakkâri 0       21     
Şırnak  0       8      
Siirt   40      153    
Batman  0       8      
Mardin  7       182    
Toplam  139     1363   

Bir de rast gele seçtiğimiz on Anadolu şehrinin aynı savaşlarda verdiği şehit sayılarını inceleyelim:

İLLER   ÇANAKKALE SAVAŞI        KURTULUŞ SAVAŞI
Kastamonu       2.425   5.160  
Konya   2.488   4.787  
Ankara  1.772   4.219  Çorum 1019 2119
Balıkesir       2.779   4.043  
Afyonkarahisar  95      3.273  
İstanbul        1.648   3.177  
Bolu    1.405   3.206  
Kütahya 1.487   2.488  
Sinop   1.488   2.438  
Antalya 183     2.132  
Toplam  15.770  34.923

Görüldüğü gibi yukarıda şehit sayılarını verdiğimiz her il tek başına DTP’nin son 2009 Mahallî Seçimlerde İl Genel Meclisi Üyeliği bazında birinci olarak çıktığı on ilin toplamının verdiği şehit sayısından fazla şehit vermiştir.


DTP’lilere sormak istiyorum.
Aşağıda listesini sunduğumuz otuz sekiz isyanı kimler çıkartmıştı ve bu isyanları başlatırken amaçları bu ülkeyi birlikte kurtarmak, bu devleti birlikte kurmak mıydı?


Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı               (1806- Musul)
Babanzade Ahmet Paşa isyanı                     (1812 – Musul)
Zaza isyanı                                             (1820)
Yezidi isyanı                                           (1830- Hakkâri)
Şerefhan isyanı                                         (1831- Bitlis)
Bedirhan isyanı                                                 (1835- Botan)
Garzan isyanı                                           (1839- Diyarbakır)
Ubeydullah İsyanı                                       (1881- Hakkâri)
Bedirhan Osman ve Hüseyin Paşa isyanı   (1872-Mardin-Cizre)
Bedirhan Emin Ali isyanı                                (1889- Erzincan)
Bedirhaniler ve Halil Rema isyanı                       (1912-Mardin)
Şeyh Selim Şehabettin ve Ali isyanı             (1912- Bitlis)
Koşgari isyanı                                          (1920- Koşgiri)
Nasturi isyanı                                          (1924- Hakkâri)
Jilyan isyanı                                           (1926- Siirt)
Şeyh Sait isyanı                                                (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)
Seit Taha, Seit Abdullah isyanı                         (1925-Şemdinli)
Reşkotan ve Reman isyanı                                (1925- Diyarbakır)
Eruhlu Yakup Ağa ve oğulları                    (1926-Pervani)
Güyan isyanı                                            (1926-Siirt)
Haco isyanı                                             (1926- Nusaybin)
I. Ağrı isyanı                                          (1926)
Koçuşağı isyanı                                         (1926- Silvan)
Hakkâri-Beytüşşebap isyanı                      (1926)
Mutki isyanı                                            (1927- Bitlis)
II. Ağrı isyanı                                         (1927)
Biçar harekâtı                                          (1927- Silvan)
Zilanlı Resul Ağa isyanı                                (1929- Eruh)
Zeylan isyanı                                           (1930- Van)
Tutaklı Ali Can isyanı                                  (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs)
Oramar isyanı                                           (1930- Van)
III. Ağrı harekâtı                                      (1930)
Buban aşireti isyanı                                    (1934- Bitlis)
Abdurrahman isyanı                                      (1935-Siirt)
Abdulkuddüs isyanı                                      (1935-Siirt)
Sason isyanı                                            (1935-Siirt)
Dersim isyanı                                           (1937-Tunceli)
PKK terörü                                              (1984- Devam ediyor)

Güneş balçıkla sıvanmaz, beyler…
Biz ayırımcı değiliz.
Ancak siz ayırımcılık yapmak istiyorsanız bizim de bu gerçekleri bu ülkenin insanlarına bildirme hakkımız vardır...


........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

MSG NEDİR ?

MSG NEDİR?...
MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.

MONO SODYUM GLUTAMAT
Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel

Olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.

Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda

üreticilerinin bir çoğu MSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.

MSG ZARARLI MI ?

Buna okuduktan sonra siz karar verin.

Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir
sistemi tahribatı ve

buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SARA
(Epilepsi)

Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi, doyma
mekanizmasında bozukluk,

obezite. Büyüme hormonu baskılanması. Pankreas hasarı, insülinde
artış, ve buna bağlı diyabet.

Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar. Bu madde hamilelerde plasenta

bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara
maruz kalıyor.


Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği

CİPS'lerde çok kullanılmakta. Hazır köfte harçları, Et suyu

tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri
bir çok üründe var.

Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.

Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri
insaf, merhamet

gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha
büyümektir.

Bu mamuller, al benisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.

Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız.

Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize
kazınır adeta.

Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya
tükettiğimizi görürüz.

Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz.
Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır.

Yani  1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz.

Olumsuz etkileri de cabası. bu mamulleri üretenler !....

Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik
ve doğaldır.

Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,

burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı?

Ben henüz rastlamadım.

Gelelim genel sağlık boyutuna;

Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkum edilenler,

çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar,
asabi çocuklar,

9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli
doğanlar ve bu sayının

ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri.

Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar. Hastalıkları
üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler.

Bu da madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan,
sakıncalı hazır gıdalara varana

kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi. Durumun
ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?

Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.

Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında
yetersiz kaldığından,

yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler.

Emperyalist devletler, egemen olmak istedikleri toplumun eğitimli
olmasını istemezler.

Onlar için önemli olan kendi halkları ve elde edeceği yeni sömürü
kaynaklarıdır.

Her yıl eskiyen, yaşam kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık
tehlikesi  yaklaşan bir dünyada,

Küresel güç olan emperyalist devletlerin acımasızlığının arttığı bir dünyada,

Dengelerin ve haritaların değiştirilmek istendiği bir dünyada
yaşadığımızı asla unutmamalıyız.

Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.

Gelin bu güzelim yurdumuza hep beraber sahip çıkalım.

YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN !..

LÜTFEN  MÜMKÜN  OLDUĞUNCA ÇOK KİŞİYE GÖNDERİNİZ..

Zaferin dip Notu: 10 kişiye gönderirsen belki 100 kişi 100 kişiye
gönderirsen belki 1000 kiş bilinçlenir. Ama göndermezsen sana kimse kabahat bulmaz.




........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

dohktur buneeeee

 
 
 
 
 
Karıncaya sormuşlar; '' nereye gidiyorsun?'', '' dostuma'', demiş. ''Bu bacaklarla zor''  demişler. Karınca; '' olsun, varamasam da yolunda ölürüm'' demiş.. Yolunda ölünecek dostlara...







Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru: 
 
1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır. 
2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur. 
3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebi, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir. 
4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile. 
5. Her gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor. 
6. Birisi için dünyalara bedelsin. 
7. Çok özel ve teksin düşüncesinde ki arkadaşlarını unutma 
8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.  
9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar. 
10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak. SANMA Kİ DERT SADECE SENDE VAR..
11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut. 
  
Eğer sevgi dolu bir arkadaşsan bunu herkese gönder, sana gönderen de dahil.
Eğer geri alırsan demek ki gerçekten seviliyorsun. .
Ve hep hatırla.... 
İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin.
'Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı,
öldükten sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.'

HER ZAMAN YANIMDA OLMASINI İSTEDİĞİM İNSANLARA...

--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

27 Şubat 2010 Cumartesi

ABD'DEN ŞOK RAPOR

ABD'DEN ŞOK RAPOR
Monday, 22 June 2009 07:25
ABD eski Başkanı Reagan’ın danışmanı Fein: “Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlı’yı katlettiği ortaya çıktı. Ermeniler, kendi arşivlerini açmıyor, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor…” dedi.
ABD Başkanı Ronald Reagan’ın hukuk danışmanlığını yapan Bruce Fein, sözde Ermeni soykırımı iddialarını değerlendirdi. Ermenilerin bu iddialarının son derece asılsız olduğunu belirten Fein, Reagan’ın başkan olduğu 1981′de bu konunun Beyaz Saray tarafından araştırıldığını ve iddiaların asılsız olduğunun belgelendiğini söyledi. İşte sözde Ermeni soykırımı konusunda Fein’in açıklamaları:
“Osmanlı İmparatorluğu’nun azınlıklara karşı “müthiş” sayılabilecek bir özen gösterdiği gerçeğini unutmamak gerekir. Azınlıklar, kendi dini özgürlüklerini ve hayatlarını son derece rahat bir şekilde sürdürdü.
Ermeni terör çeteleri I. Dünya Savaşı sırasında Fransa ve Rusya ile birlikte Osmanlıları öldürdü. Bu rakamın 2 milyon civarında olduğu bir gerçek. Ermeni kayıplarının ise 500 bin civarında olduğu araştırmalarla kanıtlandı. Burada asıl önemli konu, Ermenilerin ihanetidir. Osmanlı da kendisini savundu. Özellikle ABD’de yaşayan Ermeniler, soykırım yalanı ile büyük getiri sağlıyor. ABD yönetimi de büyük paralar döndüğü için Ermenileri karşısına almak istemiyor. Ermeniler ısrarla kendi arşivlerini açmıyor. Çünkü yıllardır soykırım yalanı ile dönen getirimi kaybetmek istemiyorlar. Arşivler açıldığı anda gerçek ortaya çıkacak.”


UYAN VATANDAŞIM ! BAK, HİÇ BİŞİ YAPAMIYORSAN BUNU DAĞIT VE ANLAT YAZILANLARI DA HARFİYEN UYGULA ----
BAK VATANINA SÖZ EDEN KALIR MI?

AXA SIGORTA GRUBU ERMENILERE SOYKIRIM TAZMINATI ODEMEYI VADEDIYOR, AXA OYAK
SIGORTALILARIN BILGISINE.

Geçtiğimiz günlerde dünyanın dört bir yanında 'sözde ermeni soykırımı' ile ilgili onlarca panel-konferans düzenlenmiş. *Bunların ana sponsorları kim
biliyor musunuz? HSBC ve British Airways.... * Bizim ülkemizde bizden elde ettikleri para ile bize karsı sözde ermeni soykırımını destekleyen bu kuruluşlarla olan ilişkilerinizi gözden geçirmeye davet ediyorum. Saygılar.< /FONT>

*VARSA HSBC HESAPLARINIZI KAPATIN VE ADVANTAGE KARTLARINIZI IPTAL EDIN…

** * *YA DA EN AZINDAN BU MAILI FORWARDLAYARAK TEPKINIZI GOSTEREBILIRSINIZ.

* EGE UNIVERSITESI HASTANEDEKI BUTUN DOKTORLARIN HSBC KREDI KARTLARINI VE HESAPLARINI KAPATTIRDIKLARINI GORUNCE BANKANIN GENEL MUDURLUGU OLAYA EL
KOYDU. AMA KIMSE VAZGECMEYINCE ADAMLAR TUTUSTU. BIR SURU FAKSLAR FALAN OZUR YAZILARI. AMA BU SADECE BU HASTANE ILE SINIRLI KALMAMALI. ULKEMIZDE BIR SURU YATIRIM YAPIYORLAR, BIZIMLE IYI GECINMEK İSTIYORLARSA BIR TERCIH YAPSINLAR. ERMENILER MI, TURKIYE MI? BENCE, HIC DUSUNMEYIN KARTLARINIZI
IPTAL ETTIRIN. AMA EN ONEMLISI BU OLAY SEBEBIYLE OLDUGUNU BELIRTIN,
LUTFEN... !!!

AYRICA FORTIS BANK'IN DA PKK'YA MAYIN SAGLAYAN KURULUSLA KARDES SIRKET OLDUGUNU DA UNUTMAYALIM. ...
ve aynı zamanda;

BU MAİLİ GÖNDEREN ARKADAŞIM BUNU UMURSAMAYIP DA YAYMAYAN
OLURSA KENDİSİNİ LİSTESİNDEN SİLSİN VE ENGELLESİN"
DİYOR. BU BİR BİLGİLENDİRME MESAJIDIR. YOK 15 KİŞİYE YOLLA
MANİTAN SANA AŞIK OLSUN GİBİLERİNDEN ABUK SUBUK MANASIZ BIR MESAJ
DEĞİLDİR. DUYARSIZ KALMAYIN. BU VATAN BİZİM UNUTMAYIN.....

Doc. Dr. ILKAY ORHAN
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü
Farmakognozi Anabilim Dalı 06330

ŞÜKRETMEMİZ LAZIMMMMMMMMMMMMM


 

Hayatta İzlekler...

Mutsuz olduğunuzu düşünüyorsanız onlara bakın.

Gelirinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız o ne yapsın?

Fazla arkadaşınızın olmadığını düşünüyorsanız.

Vazgeçmeyi düşündüğünüz an, bu insanı düşünün.

Yaşamda acı çektiğinizi düşünüyorsanız, bunun kadar acıya katlanıyormusunuz?

Ulaşım sisteminden şikayetci iseniz, bunlar ne yapsın?

Bulunduğunuz toplum size adil davranmıyorsa, bu yaşlı kadın ne yapsın?

Ne şekilde olursa olsun yaşamdan zevk alın. Olaylar bazıları için kötüdür ama bizim için çok daha iyi. Yaşamınızda dikkatinizi çeken pek çok şey vardır fakat sadece birkaçı yüreğinize dokunur,
bunları izleyin... Çalışmaktan sıkılıyormusunuz? onlar değil.

Sebzeden hoşlanmıyor musunuz? Onlar açlıktan ölmek üzereler.

Ebeveyniniz size özen göstermekten yoruluyor mu? onlar aldırmıyorlar.

Aynı oyunlardan sıkılıyormusunuz? onların başka seçenekleri yok.

Birisi Nıke yerine size Adidas hediye edebilir. Onlar hep tek marka giyiyorlar.

Yatakta uyumak için minnettar oluyor mu? Onlar bir daha uyanamayacaklar.

Etrafınızdaki herşeyi gözleyin ve bu geçici yaşamda sahip olduğunuz herşey için
müteşekkir olun... İhtiyaç duyduğumuzdan çok daha fazlasına sahip olduğumuzdan dolayı bahtiyar sayılırız... Az şikayet edelim, çok iş yapalım...

---

Sevgiyle kalın ve sevdiklerinizle yaşayın.

       






........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ

BU MAİL'in kaynağı İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'dür. ÇOK ÖNEMLİ.

Bugünlerde internette çok tehlikeli bir virüs dolaşıyor. Pkk'nın
Türkiye ve Avrupa ülkelerinde eğitim almaları için maddi destekte
bulunan bir grup kürt hackerın geliştirdiği bir virüs tüm
bilgisayarları tehdit ediyor!

Tanıdığınız veya tanımadığınız birinden size


'Terörü Lanetliyoruz.Herkesi Birlik Olmaya Çağırıyoruz'






konulu bir mail gelirse sakin açmayin.

Yine aynı şekilde msn listenize


laneththeteror@hotmail.com




eklenmek isterse sakın kabul etmeyin.







Çünkü içinde bulunan .pps(Powerpoint) sunusu
olan mailde dosya açıldığı zaman tamamen zararsız ve milliyetçi gibi
görünen bir Powerpoint sunusu eşliğinde sözde terör karşıtı resimler
ve yazılar çıkıyor.






En sonun da ise bunun pkk tarafından yapıldığını
ve tamamen aldatmaca olduğunu içeren Türkiye karşıtı kürdistan yanlısı
bir resimle(bölünmüş Türkiye ve kürdistan haritası) bütün sisteminizin
çöktüğünü, bilgisayarınızdan bütün verilerin silindiğini söylüyor.






Ve artık çok geç kaldınız bütün verileriniz siliniyor. Silinmeden önce de
açıldığı ilk anda msn listenizdeki tüm arkadaşlarınıza maili yolluyor.








Bu da yine aynı kişilerin kullandığı mail adresi ve
eklediğiniz anda bütün adres defteriniz kürt hackerların eline
geçiyor.






Siz kabul etmeseniz de virüslü bir dosyayı bilgisayarınıza
yolluyor.

önemli okursanız sevinirm...




 




 

 
DİKKATTTTT


biz ne kadar da
özel(LEŞTİRİL)mişiz

Ô Ô Ô



Türk Telekom, Arap'ın.

Telsim İngiliz'in.

Kuşadası Limanı İsrailli'nin..

İzmir Limanı Hong Konglu'nun.. .

Araç muayene işi Alman'ın.

Başak Sigorta Fransız'ın..

Adabank Kuveytli'nin.

İETT Garajı Dubaili'nin.

Avea Lübnanlı'nın.

Petkim? Ermeni'nin.

(Kazak'a sattık, dediler.. Kazağı bi çıkardık..

Ermeni...)

Rakı , Amerikalı'nın.

Finansbank Yunanlı'nın...

Oyakbank Hollandalı'nın.

Denizbank Belçikalı'nın.

Türkiye Finans Kuveytli'nin.

TEB Fransız'ın.

Cbank İsrailli'nin.

MNG Bank Lübnanlı'nın.

Alternatif Bank Yunanlı'nın.

Dışbank Hollandalı'nın.

Şekerbank Kazak'ın.

Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın.

Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un.

Beymen'in yarısı Amerikalı'nın.

Enerjisa'nın yar ısı Avusturyalı'nı n.

Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın.

Eczacıbaşı İlaç, Çek'in.

İzocam, Fransız'ın.

TGRT(Fox) Amerikalı'nın.

Demirdöküm Alman'ın.

Döktaş Fransız'ın.

Süper FM Kanadalı'nın.

Hepsi TÜRKtü.

Sadece 4.5 yıl önce.
Çok önemli....


B  O  R

ASIL DEGERİ 9 (DOKUZ) TRiLYON DOLAR DiKKAT 9 MiLYAR VEYA

9 MiLYON DEGiL

9 TRiLYON DOLAR...

ABD SADECE 40 KIRK MiLYON DOLARA KAPATACAK.

YAZIKLAR OLSUN....

KAPTIRANA, VERENE SUSUP SEYREDENE... .

ALTI USTU BIR MAIL GONDERMEKLE

BU İŞ OLMAZ DİYE DÜŞÜNMEYİN LÜTFEN.

VATANINI SEVEN
HERKESE GÖNDERELİM, HEPİNİZİN BİLDİĞİ GİBİ ETİBANK öZELLESTİRİLECEK. .
(VE ALICISI AMERIKA :-)

VE BOR İŞLETMELERİ ETIBANK BÜNYESİNDE.

 

KONULAN FİYAT 40 MİLYON $.

LÜTFEN BİR DAHA OKUYUN VE LÜTFEN HERKESE İLETİN...

ÖNEMLİ....

! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ..

Borla çalışan araba üretil di,Türkiye kiskacta.

Arabayi bor madeniyle calistiracak patentli 600 proje oldugu ortaya cikti.

TÜRKİYE, dünyada bor rezervinin yüzde 70`ine sahip

ve uluslararasi teroristler Türkiye
uyanmadan
bu kaynagi ele gecirmeyi planliyor.

Bu maili çoklu yollayarak en azindan
bir toplum bilinci oluŞmasina yardim edebiliriz.. .

ya da direkt silin..

TMMOB

ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI

İSTANBUL ŞUBESİ

ilginc


Ilginc,
insan egerki 10 milyonu sadaka verecek olsa bu miktari cok bulur ama 10 milyon ile magazadan birsey almaya gitse alacak birsey bulamaz...

 
Ilginc,
insan 10 dk zikir edecek olsa bu zamani cok bulur ama bir film veya mac olsa bir bucuk saatlik zaman onun icin hemen geciverir...


Ilginc,
bir futbol macinin uzamasi insanin hosuna gider ama Cuma namazinda hutbenin birkac dk uzamasi hic de hosuna gitmez...

Ilginc,
nsan duydugu dedikoduya hemen inanir ve kabullenir ama kesin dogru oldugunu bildigi birseyi inat ederek hemen kabullenmez...


Ilginc,
insan camide bir saat ibadet ederek vakit gecirecek olsa onun icin zaman gecmek bilmez ama televizyona bakarken zaman onun icin cabucak gecer...


Ilginc,
insan namaz kilarken,ibadet esnasinda dunyevi konulari dusunmeyi sever ama normalde Islamiyet'i dusunmekten kacinir...


Ilginc,
insana bir sureyi veya surenin anlamini okumak zor gelir ama bir romani okumak onun icin kolaydir...


Ilginc,
insan konserde ilk siralarda olmak icin caba sarfeder ama camide ilk siralarda olmak icin caba sarfetmez.


Ilginc,
Aksine namazin sonunda hemen cikip gideyim diye son siralarda olmak ister


Ilginc,
bir ayet ya da hadis ezberlemek insanin zoruna gider ama muzik listesi top 10'da olan sarkilarin hepsini ezbere bilir...


Ilginc,
insan ajandasinda bir dini toplanti icin zaman bulamaz ama dunyalik isler icin cok zaman bulur


Ilginc,
insan Islami konulari dinlemeyi ve anlatmayi zor bulur ama dedikodulari dinlemeyi ve anlatmayi cok sever


Ilginc,
insan CENNET'e gitmeyi ister ama hicbir sey yapmadan...


Ilginc,
insan hergun birilerinin olum haberini alir, ama yine de kendisinin de birgun olecegini dusunmez...


Ilginc,
insan hergun birgun curuyecek vucudunu daha formda tutmak icin yediklerine dikkat eder, cildine bakim yaptirir ama asla curumeyen ruhu ve kurtulusu icin hic dikkat etmez... 
 
 
Ilginc,
insan hergun sacma sapan seyleri etrafina gonderir ama bunun gibi dusundurucu postalari paylasmaz... 




Rabbimiz bizleri nefsimize uydurmasın ve nefsimizi terbiye edenlerden eylesin .....

........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

Sizin İÇİN ÖNEMLİ

Sizin İÇİN ÖNEMLİ OLANLARA GÖNDERİR MİSİNİZ?

Hepimizin başına gelebilecek acı bir olay APRANAX isimli ilaç ile ilgili... Vatandaşın biri, hafta sonu arkadaşının evine gidiyor. Çok başı ağrıdığından, arkadaşı ona bir Apranax veriyor. Vatandaş yutmadan önce ilacı ağzında çiğniyor, bir kaç dk. Sonra şuurunu kaybediyor. Çevresindekileri tanımamaya başlıyor. Apar topar hastaneye kaldırıyorlar ve orada anlaşılıyor ki; sebep beyin kanaması. Nedeni ise, doktorların açıklamalarına göre; ağrı kesicilerin özellikle Apranax ve türevlerinin çiğnenmesi ya da ağızda bekletilmesi apranax,aprol, aprowell, naprosyn, napradol, kapnax, apraljin, aleve, synax, oprax

(kisaca etken maddesi naproksen sodyum olanlar)
çiğnenince; etken madde beyne çok hızlı nüfuz ediyor ve ölümcül Sonuçlara yol açabiliyormuş. Aman dikkat...

Ayrıca ramazan bayramında majezik adlı ilacı sıcak suda eritip içen bir öğrt o akşam hayatını kaybetti LÜTFEN DİKKATTTTTTT..........

Cok ciddi bir mektup / Basligi ile geldi ve yolluyorum



tekrar hatırlatmakta yarar var

daha geç olmadan

 

 Türk dostu
ve Atatürk hayranı, halen ABD'de yaşayan ve kız kardeşi İran Mollaları
tarafından katledilen bir İran'lı Felsefe Öğretmeninin Türkiye'de ki çağdaş ve
Atatürkçü insanlara yazdığı bu mektubu lütfen dikkatlice ve sonuna kadar
okuyun. Ve sonra da iletebildiğiniz kadar çok kişiye, hatta mümkünse
tanıdığınız tüm AKP'yi destekleyen insanlara da gönderiniz. Gönderiniz ki hiç
olmazsa giden Trenin belki son vagonuna tutunabiliriz. .... Bu yazıyı daha önce
almış ve okumuş olabilirsiniz ama şuna dikkat ediniz lütfen. RTE nereye gitmek
üzere....

 

Neden emniyet
güçlerine israrla ağır silahlar alınmak isteniyor?

 

H.Y    

 

 

  Çok geç
olmadan...... ......

 



Gelecekteki
Türk İslam Devleti Başkanının 'Fetullah Gülen' olacağını ve Başbakan'ın neden
hiçbir ilişkimiz olmayan Tanzanya isimli garip bir ülkeye ziyarete gittiğini
daha iyi anlayın. NE OLUR BUNA DA KOMPLO TEORİSİ DEMEYIN ARTIK CUNKU BELKI DE
SIZ BU MAILI OKUDUGUNUZDA, RTE Türk İslam Cumhuriyeti Başkan Adayı Fetullah
GULEN'E saygılarını sunuyor olacaktır.

Sevgili Türkiye deki dostlarım ve kardeşlerim,



Devrim
sırasında devrim muhafızları tarafından önce tecavüz edilip, daha sonrada ipe
gönderilen çok sevgili kız kardeşim Mehtab'ın anısına...



Bu mektubu sizlere yazmamdaki neden bizim 30 sene kadar önce yaşadığımız o
talihsiz ve karanlık günün Türkiye için de yaklaşıyor olduğunu görmem ve bundan
daha derin olarak kalbimde hissetmem oldu. Türban yasasının mecliste
onaylandığı tarihin İran İslam devriminin olduğu güne denk gelmesi kalbimde
bunun ilahi bir güçten gelen uyarı fişeği olduğu hislerini uyandırdı ve bu
mektubu kaleme almaya karar verdim. Biliyorum hepiniz kalbinizde karanlığın
otoritesini hissettiniz. Karanlık otorite gelmeden hissettirdi yaklaştığını.



İran İslam devriminden 1 hafta kadar önce Türkiye'ye gecen, uzun bir sure
burada yasayan ve daha sonra Kanada'ya iltica eden ve hâlihazırda bu ülkede
felsefe öğretmenliği yapan bir İranlıyım. Atatürk'ün aydınlık Türkiye'sini çok
seviyorum ve yüreğim kan ağlayarak İran'da 'O gün' gelmeden önceki olayların
sanki bir tekrarını sinemada izliyor gibi Türkiye'de görüyorum. Yobaz karanlığında
hunharca katledilen kız kardeşim anısına sizlere yalvarıyorum ki, sakin olmaz
demeyin! Sakin Türk Ordusu olduğu surece olamaz demeyin çünkü aşağıda
anlatacağım gibi o gün geldiğinde tüm orduların eli kolu bağlanabilir. Bizim
ailemiz İran'da laik, sol görüşlü ve aydın bir aile idi. Devrimden 1 ay önce
bize bile söyleseler idi 1 ay sonra durum bu olacak diye biz bile güler
geçerdik, 'deli misin?' diye sorardık belki de. Belki de derdik ki 'Şah'ın bu
güçlü ordusunu nasıl yeneceklerde Şeriat karanlığını getirecekler? '.



Sizlere önce Iran İslam devriminin nasıl geliştiğini kısaca anlatmak istiyorum
çünkü Türkiye'deki gelişmelerle çok büyük benzerlikler mevcut.



İRAN İSLAM DEVRİMİNİ BAŞARIYA GÖTÜREN AYAKLAR:



1-Büyük kesimi fakirleşen halk dincilerin pençesine düştü. Bu halk yiyecek,
giyecek gibi ufak yardımlarla o nların safına çekildi. Beyinleri yıkandı ve
Fakirliklerinin temelinde kirli ve dinsiz rejim olduğu benliklerine yazıldı.
Açlıkla boğuşan halk bu cehaletin pençesine kolaylıkla düştü ve rejime
düşmanlaştı. (COK FAKIRLESEN TURK HALKINADA AYNI SEYLER YAPILIYOR)



2-Hep demokrasi ve özgürlük dendi. Humeyni devrimi yapana kadar hep demokrasi
ve özgürlük vaat etti. Bu şekilde birçok sol görüşlü insanları da kendi
saflarına çekti. Bu insanlar devrim akabinde ipe giden ilk insanlar oldu.
(TURKIYE'DE HEP DEMOKRASI VE OZGURLUK DIYORLAR)



3-Emir komuta zincirinde yapılanmış olan din adamları halkı kontrol altına
aldı. (BASI ABD'DE YASAYAN MALUM TARIKAT'IN YAPILANMA BICIMI OLAN 'ABI'
YAPILANMASI BU EMIR KOMUTA SEKLIDIR VE DEVRIMIN EN ONEMLI
AYAKLARINDAN BIRISI BU EMIR KOMUTA YAPILANMASIDIR. BU EMIR KOMUTA
YAPILANMASI DEVRIMIN HALK ORDUSUDUR VE DEVRIM SIRASINDA BU EMIR KOMUTA COK KISA
ZAMANDA COK BUYUK KITLELERE EGEMEN OLUR.)



4-Kargaşa ve kaos ortamında askeri Kışl alar basildi. Ellerinde Kur'an ile
kışlalar ele geçirildi. (BU AYAGA COK DIKKAT EDELIM CUNKI DEVRIM SIRASINDA TURK
SILAHLI KUVVETLERINI ELE GECIRMENIN EN ANAHTAR AYAGI BUDUR.)



Türk silahlı kuvvetleri bildiğim kadarı ile 600-800,000 kişiden oluşan bir
kuvvettir. Yalnız unutulmaması gereken gerçek bu ordunun ancak %0,1(Binde Bir)
lik bir bolumu rejimin muhafızıdır. Yani Harp okullarında eğitim görmüş
subaylar ancak bu kadardır. Geri kalan %99.99 er rejim muhafızı değildir. Onlar
emirlere göre hareket eden vücut parçalarıdır. Beyin olan ise az sayıdaki
subaylardır. Iran devriminde kargaşa ve kaos ortamında kışlaları basan
yobazların ellerinde Kur'an ile erleri geçerek direnen subay ve komutanları
katlettiler. Burada kilit nokta ellerinde Kur'an ile harekete gecen büyük halk
kitlelerine karşı erlerin silah kullanmakta zorlanacağı gerçeğidir. Zaten
kullansalar bile cahil ve beyni yıkanmış halk öyle bir kudretle kışlalara
saldırmıştır ki sonunda kışlalar teslim alınmıştır. O askerin açtığı ateş
sonucu halktan çok ölen olmuştur ama sonuçta bir noktada erler silah bırakmak
durumunda kalmışlardır. Erin kendi başına alacağı savaş inisiyatifi düşmana
karşıdır. Ama büyük kitleler halinde ve ellerinde kuranlarla üzerine gelen
kendi halkına karşı bu kararlılığı göstermesi mümkün olamaz. Yani er buna bir
noktadan sonra direnmez yâda direnemez. Çünkü o er karşısındakinin karanlık bir
devrim yapacak olan insanlar olduğunu bilecek bilinçte de değildir, kaybedeceği
aydınlığın ne olduğunu da. Bunu bilecek olan sadece subaylardır. Ve kanlarının
son damlasına kadar savaşacak olanlarda bu konuda aydınlanmış Türk
subaylarıdır. Ama yukarda bahsettiğim üzere onlar ordunun sadece ve sadece en
fazla binde birini teşkil ederler. Yani devrimin asil savunucusu Türk ordusunun
tümü değildir, sadece subay kademesidir ve erlerin durduğu ve
etkisizleştirildiği noktada o subay kademesinin yok edilmesi kolay olacaktır.
İran'da ordu bu şekilde etkisiz hale getirilmiştir. 'Er düşman işgali durumunda
durmaz ve etkisizleştirilemez, sonuna kadar da savaşır, ama büyük bir kudretle
gelen kendi halkı karşısında durabilir.'



Şu aşamada aldıkları bu büyük ivme ve arkalarındaki çok büyük güçler ile onları
normal yollardan durdurmak çok zor olacaktır. Ve bunların durdurulmadan hareket
edeceği her gün ivme ve güçlerini artıracak ve isi zorlaştıracaktır. Silahlı
kuvvetler ne kadar erken hareket ederse o kadar iyi olur. Sonra geç olabilir.
Silahlı kuvvetlerin su veya bu neden ile eli kolu bağlı ise ki öyle görünüyor
bu durumda silahlı kuvvetler 'O GUN' geldiğinde kışlalarını nasıl muhafaza
edeceğinin planını çok iyi yapmalıdır. Çünkü kilit bu noktadır. Silahlı
kuvvetler etkisiz hale getirilemedigi müddetçe devrim başarıya ulaşamaz. Bu
nedenle her askeri kışlaya normal erlerin haricinde kışlaları kanının son damlasına
kadar savunacak 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' oluşturulmalı
ve bunların böyle büyük bir halk hareketine karşı erlerden önc e devreye girip,
erler şaşkınlıklarını üzerlerinden atana kadar çatışmaya girmeleri sağlanmalı
ve burada kazanılacak vakit ile gerideki subaylar erlerin dağılmasının
önüne geçmelidir. Yani ordunun esas gücü ve gövdesi olan erlerin
kontrolü kesinlikle  kaybedilmemelidir. Iran ordusunun böyle bir
hazırlığı olmadığı için gafil avlandı.



Oluşturulacak olan 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' yobazlar ile
çatışırken, erlerde üzerlerindeki şaşkınlığı atacaklar ve subayların
organizasyonu ile çatışmalara destek vereceklerdir.  Oluşturulacak 'OZEL
CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' çok özel eğitilmeli ve de Atatürk'e
ve devrimlerine cani pahasına savunacak şekilde inanmış olmalıdırlar. Aksi
halde basarîsizlik kaçınılmazdır. Çünkü en son Lübnan'da gördüğümüz üzere
davasına inanmış bir kaç yüz Hizbullah Militanı dünyanın en iyi ordularından
birisi olan İsrail ordusunu ağır zayiatlarla yenilgiye uğrattı..



Sevgili dostlar ve kardeşler, elimden geldiğince sizleri bilgilendirmeye
çalıştım çünkü aydınlığı savunmak durumunda olan sizler İran'ın geçtiği bu
karanlık tüneli anlamak durumundasınız. İran'ın bu acı tecrübesi sizlerin
uyanık olması  için bir şans olur umarım.



Aşağıdaki birinci linkte İran'ın devrimin hemen öncesi görüntüleri ile hemen
sonrası görüntülerini bulacaksınız. Orada göreceğiniz üzere Iran devrim öncesi
belki su anki Türkiye'den bile daha modern. Yani olmaz, olmaz demeyin. İkinci
linkte ise Devrim lideri Humeyni'ye kadınların şiir okuması. O linki vermemin
nedeni ise o koltukta bir gün bugün ABD'de ikamet eden malum cemaatin başı olan
şahsın oturabileceği ihtimalidir. Acı ama sanki tarih tekerrür ediyor.



       http://www.youtube/.
com/watch? v=Gj1rSmQ5kvg <http://www.youtube.
com/watch? v=Gj1rSmQ5kvg
>

       http://www.youtube/.
com/watch? v=rO2rf8KPacI <http://www.youtube.
com/watch? v=rO2rf8KPacI
>



Benim çok sevgili kız kardeşim Mehtab anısına yapabileceğim bu kadar. Elimden
geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalıştım. Ama sizin geride kalan, aydınlık
yarınlar bekleyen kızlarınız, kardeşleriniz, çocuklarınız ve Mehtab'lariniz
için yapabileceğiniz  çok şeyler var karanlık 'O Gün' çökmeden önce
Atatürk Turkiye'si ne...  Yapabileceğiniz ilk şey bu mektubu bildiğiniz,
tanıdığınız insanlara ulaştırarak daha fazla insani uyandırmak olabilir. O acı
çok büyük acı sevgili kardeşler, anlatmak istemiyorum içinizi karartmamak için
ama sevgili kardeşim Mehtab keşke bu dünyaya gelmemiş olsa idi de 'O gün' o acı
sonu yaşamamış olsa idi o karanlık ve pis yobaz şehvetinin pençesinde. Allah
sizleri ve Atatürk Türkiyesi ni korusun o yobaz karanlığının sevgili kardeşim
Mehtab'a gösterdiği acı sondan. Anlatamıyorum onu yobazların nasıl
katlettiğini, elim varmıyor yazmaya, dilim gitmiyor anlatmaya..... .



Mohsen Yazd




--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

Kredi kartı yıllık ücreti geri iade..



Kreadi kartı yıllık ücreti geri iade..
 
merhaba kredi kartı yıllık ücretini ödemek zorunda değilsiniz , başvuru yapıpta iade edilmeyeni görmedim kesin olumlu sonuç alıyorsunuz şöyle:
adresinizin bağlı olduğu yerdeki kaymaklık bünyesindeki tüketici hakem heyetlerine gidin kredi kartı üyelik iptalini istiyorum deyin zaten onlarda bir dilekçe örneği var siz onu dolduruyorsunuz, 6 tl lik posta pulu ve üyelik ücretinin kesildiği extrenin bir örneği (çıktı veya fotokopi olabilir) ile beraber kaydınız alınıyor sadece son alınan üyelik bedelini banka iade ediyor geçmiş yıllara ait tüm üyelik bedelleri iade olunmuyor, sadece son üyelik iade alınıyor, iade kredi kartınıza yapılıyor tüm bankların kredi kartları için geçerlidir ..
 
ayrıca geriye dönük 11 yıllık kart i alan mağdurlar da var..
 

11 yıllık kredi kartı aidatını geri aldı

11 yıllık kredi kartı aidatının kendisine iadesi kararını bildirdiği ilgili banka, geçmiş dönemlerde hesabından kesilen tüm aidatları iade etti

Tüketiciyi Destekleme Derneği Eskişehir Çözüm Merkezi Başkanı Osman Çağatay, Odunpazarı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin 11 yıllık kredi kartı aidatının kendisine iade edilmesi yönünde verdiği kararı bildirdiği ilgili bankanın, geçmiş dönemlerde hesabından kesilen tüm aidatları iade ettiğini bildirdi.
         Çağatay, yazılı açıklamasında, bankaların yılda yaklaşık 1 milyon 300 bin lira haksız gelir elde ettiği belirterek, “bankaların insanları bugüne kadar soyduklarını ve bu işin bir an önce sonlanması gerektiğini” savundu.
         Bankaların hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde “kart aidat ücreti” adı altında müşteriden tahsilat yapıp suç işlediğini savunan Çağatay, şunları ifade etti:
         “Bu olumsuzluklara karşın hakkını arayan tüketici yasal dayanaktan yoksun uygulamayı sonlandırmaktadır. Bireysel olarak bankaların şahsımla yapmış olduğu kredi kartı sözleşmenin bir örneğini ve geçmiş yıllara ait hesap özetlerinin tamamını bankaların genel merkezinden istedim. Bunların içinden ödemiş olduğum kart ücretlerinin tamamını çıkartarak sözleşmenin sureti ile Eskişehir Odunpazarı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’na başvurdum. Odunpazarı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Müracaatımı değerlendirerek kanunsuz olarak kesilen 11 yıllık kredi kartı aidatının tarafıma iadesine karar verdi. Bu kararı ilgili bankanın genel merkezine ilettim. Geçmiş dönemlerde hesabımdan kesilen tüm kredi kartı aidatları iade edildi.”
         Çağatay, bankalardan, bu karardan ders çıkartıp bugüne kadar aldıkları haksız kart aidatlarını iade etmesini istediklerini belirterek, tüketicilerin haksız olarak kesilen kredi kartı aidatlarını bu yöntemle geri alabileceklerini bildirdi.
 
http://www.milliyet.com.tr/11-yillik-kredi-karti-aidatini-geri-aldi/ekonomi/sondakika/08.02.2010/1196272/default.htm
 
bankalar yıllık aidat adı altında, yasalar izin vermediği halde cebimizdeki parayı alıyorlar.. hakkını arayan çok kolay bir yol ile hakkı olduğu parayı geri alıyor..
bankalar yiyeceğine çocuğunuz yesin..geri aldığınız para ile çocuğunuzu sevindirin..:) 




--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

Cemaat soruşturmasını yürüten savcı yargılanacak...İrfan EROL


 
 
Tuzumuzun koktuğu ve hukuğun guguk olduğu günlerde bir vahim karar daha...
 
Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi, 2007 yılında İsmailağa cemaatine yönelik soruşturmayı başlatan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in yargılanmasına karar verdi.
 
Haber bu kadar kısa...

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=13106902   haberin ayrıntısı için okuyun.
 

Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından 'Hukuk Reformu
yapmakla' görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar
için 'Cumhuriyet Savcısı' unvanının isim babasıdır.
Ata'nın huzurunda 'Hukuk Reformu' için fikir fırtınası yapılırken,
Bozkurt çok tepki alır ve sıkıştırılır:
'Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?
Cumhuriyet Başbakanı,
Cumhuriyet Bakanı,
Cumhuriyet Müsteşarı,
Cumhuriyet Valisi,
Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,
Neden Cumhuriyet Savcısı?
Savcılara neden bu imtiyaz?
Atatürk, Bozkurt'a 'Ne diyorsun?' diye sorar.
Bozkurt'un cevabı çok net olur:
'Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan,
bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak
gerekebilir. İşte o hesabı soracak olan Cumhuriyet Savcısı'dır.'
Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. 'Devam et Bozkurt' der.
Cumhuriyet Savcısının bu cumhuriyeti korumak ve kollamak yetkisi hukuk
reformuna ve Atatürk'ün yorumuna kadar uzanır.
Bugün Cumhuriyet Başsavcısı üzerinde şimşekler çaktırılırken, bu
anının bir kez daha yazılması gerekliydi.
Bilen de bilmeyen de öğrensin.
 
 
 









--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

Makedonya konsolosunun ricasi




MAKEDONYA'NIN YUNANİSTAN'A AİT OLMADIĞININ ANLAŞILMASI İÇİN


İÇİN LÜTFEN OY KULLANALIM


Sizden aşağıdaki linki olabildiğince çok kişiye göndermenizi ve alıcılara "Is Macedonia Hellenic?" sorusuna "NO" yanıtını vermelerini rica etmeni önemle istirham ediyorum.



Zira dost ve kardeş Makedon toplumu, Türk halkının desteğine ihtiyaç duymaktadır.
Malesef şu an itibariyle 465.426 kişi YES cevabını, 172.508 kişi de NO cevabını verdiği için oran olarak %62 YES, % 38 NO şeklinde bir tablo ortaya çıkmıştır.


Bu durum Yunanistan'ın tezine hizmet etmektedir...





http://www.topix.com/forum/world/macedonia/TAAAAFN23PMGMJ147




Selam ve saygılarımla.



Ahmet Ziya GUNDUZ

Makedonya Cumhuriyeti Konya Fahri Konsolosu

Yapici Is Merkezi B Blok No: 204

Selcuklu - Konya - TURKEY



Tel: ++90   332 322 21 81  332 322 21 81    332 322 21 81  332 322 21 81

Faks: ++90  332 320 42 92   332 320 42 92  332 320 42 92

e-mail:
honconsul@makedonyakonya.com

 
--
Selam ve Saygılarımla,
İyi Günler, İyi Çalışmalar,
Mehmet AYTAÇ
*********************************
TECHNOVİSİON LTD. ŞTİ.
MAKİNA MÜHENDİSİ
Ceyhun Atuf Kansu Caddesi
No: 49/5 06540 Balgat - ANKARA
İş Tel :         0 312 285 01 09  0 312 285 01 09 
                  0 312 287 60 44  0 312 287 60 44
Fax :          0 312 287 60 16
Cep 1 :        0 535 374 76 62  0 535 374 76 62
Cep 2 :        0 507 309 99 51  0 507 309 99 51
*********************************



--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

DUMAN



DUMAN adlı grup yeni albümündeki rezil parçasında İhlas Suresi
Lem yelid velem yûled
okunuşlu 3. ayetini; şarkıda "lem yelid velem löp yutar" şeklinde okuyarak açıktan dalga geçiyor.

Lütfen!
tepkisiz kalmayalım. Hem mesajı ileterek bilinçlenmeyi sağlayalım, hem de yetkili mercileri bilgilendirerek bu rezilliği durduralım.

Allah ahirette "
Ey Kulum! Kitabımla dalga geçildi, buna karşılık sen ne yaptın?" diye sorduğunda; Ey Rabbim; ben gücümün yettiğince doğrunun yanında durdum ve onları engellemeye çalıştım diyebilelim.

Bilinir ki; Nemrud, Hz.İbrahim'i ateşe atıp yakmak istemiştir. Kocaman bir ateş yakılır, alevler göğe yükselir. Küçücük bir karınca su taşımaktadır. Ona sorulur; ne yapıyorsun diye. O küçük karınca der ki; yanan ateşi söndürmek için su taşıyorum. Ona denilir; ama senin taşıdığın su onu söndürmez.
Karınca şöyle cevap verir; Biliyorum, ama birincisi ben Hakkın yanında bulunarak tarafımı belli ediyorum ve elimden geleni, gücümün yettiğini yapıyorum.

Kutsalı olmayan kutsala saygıyı bilmez. Bunu yapanlar bilmiyorsa, kutsalımıza karşı hassasiyetimizi başkasından beklemeden biz korumalıyız.
Durumu düzeltmeye ve yapanları boykota tüm duyarlı Müslüman Kardeşlerimi davet ediyorum.!


( Bahsi geçen ayet İhlas Suresinin 3.Ayetidir ve Anlamı: O(Allah) doğurmamıştır, doğurulmamıştır.)


LÜTFEN ALLAH RIZASI İÇİN LİSTENİZDE BULUNAN HERKESE GÖNDERİN...





--
........................................................................................................................................
Sevmesini Bilene Kalbimiz Hep Açık...!!!!
.......................................................................................................................................

Serseri buzul tehlikesi

Güney Kutbu'ndan bu ay başlarında kopan ve şu sıralarda Avustralya'nın güneyinde yüzen buz dağının okyanuslardaki canlıları da olumsuz etkilemesinden endişe ediliyor.

Ayrıca milyarlarca ton ağırlığındaki buz dağının su sirkülasyonunu engellemesi durumunda, okyanuslardaki dip suyu miktarını azaltabileceği, bunun da Atlas Okyanusu'nun kuzeyine kıyısı olan ABD, Kanada ve Avrupa'da kışların daha soğuk geçmesine neden olabileceği tahmin ediliyor.

Tüm dünyadaki dip suyunun dörtte biri bu bölgede oluşuyor.

Çok yoğun ve soğuk olan dip suyunun azalmasının, okyanuslardaki akıntı yapısını değiştireceği, bunun da sıcaklıkları etkileyebileceği belirtiliyor.

Tazmanya'daki Antarktik İklim ve Ekosistem Araştırmaları Merkezi'nden Neal Young, bu etkilerin hemen görülmeyebileceğini, ancak başta penguenler olmak üzere Kuzey Atlantik'i beslenmek için kullanan canlı türlerini olumsuz etkileyeceğini söylüyor.

Fransız buzul bilimcisi Benoit Legresy de buz dağının kopmasının bir süredir beklendiğini hatırlattı.

Buz dağı, Doğu Antarktika'dan Melbourne'ün güneyine kadar uzanan Mertz buzulundan koptu.

Mertz buzulunun da 1987'de B9B olarak bilinen kütleden ayrıldığı biliniyor.

Legresy buz dağının Avustralya civarında kalması durumunda dip suyu üretimini olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.